Gürcü Halkına

Biz aşağıda imzası bulunanlar Gürcü halkından; Mevcut Gürcü devleti, hükümeti ve onu yöneten Mihail Saakaşvili'nin çılgın maceralarına ortak olmamalarını, politik kariyer ve popülizm uğruna Gürcü ve diğer Kafkasya halklarının geleceğini ipotek altına alacak saldırıları destekleyen maceraperest Gürcülere alet olmamalarını diliyoruz. Kafkasya ancak Kafkasya halkları beraber, barış içinde, birbirlerinin haklarına ve bağımsızlıklarına saygı içinde yaşadığı sürece huzura kavuşabilir.

Henüz 18. Yüzyılda bu gerekliliğin farkında olan Kafkasyalılar, Gürcü Kralı II.İrakli'nin 1783'de Rusya ile dostluk ve himaye antlaşması imzalamasına kadar bu düşünceye temelden inanmışlardı. Bolşevik ihtilalinin gerçekleştiği günlerde de yabancıların kışkırtıcı rolü ve Mihail Saakaşvili benzeri liderlerin kariyerist ve popülist tavırları olmasaydı, bugün Kafkasya halklarının tümünü konfederatif bir yapı içinde kucaklayan bir devlet yaşıyor olacaktı. 10 Haziran 1921'de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'ni temsilen Abdülmecid Çermoy, Gürcistan'ı temsilen Çenkeli, Azerbaycan'ı temsilen Ali Merdan Topçubaşı ve Ermenistan'ı temsilen Agoronyan'ın imza koyarak dünyaya yaptıkları duyuru Kafkas halklarının bir birlik içinde bağımsızlığı, ekonomik refahı sağlayıp, aralarındaki ihtilafları çözerek, hep beraber bir devlet formunda, bir arada yaşama isteklerini resmen ifade ediyordu. Bu süreç 14 Temmuz 1934 tarihinde Kuzey Kafkasya, Gürcü ve Azerbaycanlı delegelerin Brüksel'de Kafkasya Konfederasyon anlaşmasını imzalaması ile amaçlanan noktaya bir adım daha yaklaştı. Ancak bugün olduğu gibi o zamanda Kafkasya'da huzur ve barışı istemeyenler, Kafkasya halklarının arasına düşmanlık tohumları ekerek, onları birbirlerine kırdırarak buna engel oldular. Kendisi de bir Kafkasyalı olan Stalin'in zulmünden en büyük payı Kafkasya aldı. Onun bölüp, dağıttığı yapı bugün için referans olamaz.

1988 - 1992 arasında Güney Osetya'da Gürcülerle Osetler arasında cereyan eden olaylar, 1992-1993 Abhaz - Gürcü savaşı da Mihail Saakaşvili gibi bu huzuru istemeyen güçlerin eseriydi. Bugün yaşananlar da Saakaşvili ve benzeri Gürcü yöneticilerin çarpıtılmış Kafkas ve Gürcü tarihi ile kışkırttığı insanlar tarafından icra edildi. Dünyanın kabul ettiği, onlarca farklı ulusa mensup tarihçilerin yazdığı bir Kafkasya tarihi varken, bazı şoven ve yönlendirilmiş Gürcü tarihçilerin yazdığı uydurma tarihe inanmamalısınız.

Gürcü halkı..! Gürcistan Gürcü toprağı olduğu kadar, Osetya Osetlerin, Abhazya Abhazların, Çerkesya Çerkeslerin, Çeçenya Çeçenlerin, yani Kafkasya'nın her karışı bir Kafkas Halkının toprağıdır. Bu halkların birbirine düşmesinden onları birbirine düşürmek isteyenlerden başka kimse fayda sağlamaz. En son yaşananlar da bunun bariz bir göstergesidir.

Biz sizden, sizi kandıran, Kafkasyalı olan sizleri diğer Kafkasyalılara düşman eden yönetici ve ideolojilerden kurtulup, Kafkasyalılık bilinci içinde hareket etmenizi ve aydınlık Kafkasya geleceği için bir başlangıç yapmanızı istiyoruz. Kafkasya'yı beraber aydınlatalım.

Duygularımızı siz de paylaşıyorsanız bu linkten imza kampanyasına katılın!

  Ana Sayfa  |    Arsiv  |    Dergi  |    Vakıf  |    İletişim
Çeçenya'da 'bir garip' toplu mezar
Çeçenya'da bugüne dek en az 60 toplu mezar bulundu... (Daha önce bulunmuş toplu mezarla ilgili arşiv resmi)
Caharkale/Ajans Kafkas – Çeçenya’nın başkenti Caharkale’de çoğu sivil 800 civarında kişinin gömüldüğü ve kentin sakinlerinin de malumu olduğu bir toplu mezar ‘ortaya çıkarıldı’.

Rus yanlısı Çeçen yönetimine bağlı insan hakları ombudsmanı Nurdi Nuhajiyev, Çeçen savaşı sırasında Rus ordusunun katliam yaptığı bir dönemde Caharkale sokaklarından asker, direnişçi ve sivil cesetlerini toplamak için gönüllü olarak çalışmış bir kişinin Hıristiyan mezarlığına bağlı bir alanda 800 dolayında cesedin bulunduğu toplu mezarın bulunduğunu ihbar ettiğini açıkladı.

Kurbanların 2 Ocak ve 31 Ekim 1995 tarihleri arasında gömüldüğü belirten Nuhajiyev, bu mezarın son bir ay içinde bulunan üçüncü mezar olduğunu da sözlerine ekledi. Nuhajiyev,

toplu mezara gömülen cesetlerin Rus askerleri tarafından fotoğraflarının çekildiği, kayda geçirildiği ve birer numara verildiği bilgisini de aktardı.

Bağımsız Çeçen kaynaklar ise, o dönemde Caharkale’nin Rus kökenli nüfusunun işgalci Rusya ordusunun ateşkes sözüne güvenerek kentte kaldığını ama yine işgalcilerin düzenlediği saldırılarda büyük kayıp verdiğini kaydetti.  Halbuki bu yerde işgalcilerce öldürülmüş başkent sakinlerinin toplu mezarının olduğu çok sayıda görgü tanığı tarafından biliniyordu. Çeçen kaynaklar, Rus yanlısı yönetimin yıllar sonra toplu mezarı yeni bir şeymiş gibi ifşa etmesine anlam veremediklerini kaydetti. Çeçenya’da şimdiye dek Çeçen sivillere ait onlarca toplu mezar bulundu. ÖZ/FT

22/06/2008 - 23:59