Sayın Butba, sizce yeni yönetim döneminde ülkenin siyasi ve ekonomik yaşamında ne gibi değişiklikler olacak?
Şimdilik bunu söylemek zor, çünkü Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab henüz çok sayıdaki sosyal, ekonomik ve siyasi meselenin çözümüyle ilgili somut düşüncelerini dile getirmedi. Çeşitli siyasi kesimler ve toplum genel olarak yeni devlet başkanının eylem programını bekliyor.
Kesinlikle kolay olmayan şartlarda çalışması gerekecek. Çünkü bir taraftan ülkenin geleceği konusunda, seçimlerdeki tercihlere bağlı olmaksızın halkın desteğini sağlaması, diğer taraftan somut sonuçlar elde etmesi gerekiyor. Devlet başkanı çoğu zaman güzel görülmeyen kararlar almak durumunda olacak.
Bence yapılan seçimler tek parti veya grubun siyasi tekel olarak vizyonsuzluğunu gösterdi. Bundan çıkan sonuç şu ki, ülke yönetiminin, politikalarının etkinliğini arttırmak amacıyla çeşitli sivil güçlerle irtibat ve işbirliğini genişletmesi gerekiyor. En kritik reformların geniş sosyal desteğe ihtiyacı vardır.
Bununla birlikte, politik sistem, ekonomi ve sosyal alan reformlarını rafa kaldırmamalı. Hem ülkemizde, hem de dünya genelindeki kriz ortada. Devletin bu durumda görevi güvenilir çözümler bulmaktır.
Kısa bir süre sonra yeni yönetimin ne kadar etkili olacağını değerlendirebileceğimizi tahmin ediyorum. Hepimiz ülkemizde var olan siyasi eliti iyi biliyoruz. Bundan dolayı yönetimin kadro ve yapılanmasına göre, başarı şansını yeterince değerlendirmek mümkün olacak.
Bu süreçte Abhazya Ekonomik Kalkınma Partisinin rolü ve yeri sizce nasıl görülüyor?
Her işte olduğu gibi, politikada da eylemlerinize karşı sorumluluğunuz ve beraber çalıştığınız kişiler çok önemli. İnsanları kısa politik kampanyalar döneminde mobilize edip, daha sonra onların varlığını unutmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Siyasetle, dağınık bir şekilde olaylar bazında ilgilenmek mümkün değil. Bu iş bir sistem ve süreklilik gerektirir.
Aksi takdirde kimse fikirlerinize ve dürüstlüğünüze inanmaz. Biz, aynı düşüncede olanlarla, ülkemiz ve toplumumuz için faydalı olduğunu düşündüğümüz fikirlerimizin ilerlemesi için, siyasetle sürekli profesyonel esas üzere ilgileniyoruz.
Bilindiği gibi Abhazya Ekonomik Kalkınma Partisi merkeziyetçi görüşünü açıkladı. Birçokları bizi, rahat, güvenilir bir yer alma isteği ile bundan ötürü kınadı. Bence bu tamamen asılsız. Merkeziyetçiliğin özü, hem sağ, hem sol siyasi düşüncelerin başarıları göz önünde bulundurularak, durumun aklıselimle değerlendirilmesi, dengeli kararların alınmasıdır.
Toplumumuz karşıt cepheler arasında anlaşmazlıkların tırmanmasını kaldırabilecek durumda değil. Bu şartlarda, siyasi kutuplara bağlı olmaksızın herkesin ilgilendiği reformları gerçekleştirmek kesinlikle mümkün değil. Kişisel anlaşmazlıklardan yapıcı fikir ve programlara geçmek gerekiyor. Çeşitlilik güvenilir yolu seçme imkanı verir. Çeşitlilikten istifade edilip edilemeyeceği yönetimin tavrına bağlı olacak.
Peki, sizin kısa vadedeki planlarınız nelerdir?
Biz, hem iktidar hem de sivil güçlerle diyalog ve işbirliğinden yanayız. Bununla birlikte kendi siyasi görüşümüzü sürekli savunacağız. Siyasi partiler ve bağımsız medyanın sivil toplumun başlıca aktörleri olduğunu düşünüyorum. Özellikle onların faaliyetleri, demokrasinin gelişim imkanlarını oluşturuyor.
Önceden olduğu gibi vatandaşın hak ve çıkarlarını koruyacağız, ifade özgürlüğünün gelişimine ve hukukun üstünlüğüne hizmet edeceğiz. Çalışmaların kalitesini arttırmaya yönelik olarak, en kısa zamanda çözmemiz gereken parti içi görevlerimiz var. Bunlar; güncel ve uzun vadeli planlarımızı göz önünde bulundurarak vizyonumuzu değerlendirmek, partiye yeni güçler kazandırmak ve parlamento seçimlerine hazırlanmak. Siyasi ve ekonomik reform görüşlerimizi toplumun dikkatine sunmaya hazırlanıyoruz.
Anayasa reformu konusu yıllardır müzakere ediliyor, Sayın Ankvab da bu problemle ilgili görüşlerini sundu. Bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir?
Seçim kampanyasında Devlet Başkanı, anayasa reformu ve yürütme modeli hakkında düşüncelerini dile getirdi. Özellikle bakanlar kurulunun ve devlet başkanı yardımcılığının ilga edilmesini önerdi, aynı zamanda bölge başkanlarının, yerel Meclisler içinden değil, doğrudan devlet başkanı tarafından atanması fikrini ifade etti.
Prensipte, bu yaklaşımda belirli bir mantık var, ancak bence bu taktik meselesi. Onun bu çözüm önerileri prensipte hiçbir şey değiştirmeyecek, çünkü Devlet başkanı yetkisi aynı şekilde, kısıtlanmamış olarak kalacak. Daha önceden olduğu gibi parlamento kontrolünde olmayacak. Bizim, toplumda istikrarı sağlayacak, vatandaşın hak ve menfaatlerini savunmaya hizmet edecek olan, yönetim organları arasında dengeye dayalı bir politik sistem oluşturmamız gerekiyor.
Bana göre, idari mekanizmanın azaltılması asıl hedef değil. Bu, mali duruma önemli ölçüde etki edecek bir önlem olarak düşünülemez. Zira ağır olmayan bir idari mekanizma da, eğer yolsuzluk içindeyse ve toplum kontrolünde değilse, halk için ağır bir yük olabilir. Şu anda bu problemin detayına girmeyeceğim, yakında anayasa reformu ile ilgili görüşümüzü detaylı olarak sunma imkanımız olacak. Umuyorum ki, bu mesele siyasi partiler, uzmanlar ve toplumun katılımıyla yapılacak açık tartışmalar yoluyla çözülür.
Ekonominin toparlanması için neleri değiştirmek gerekiyor?
En önemlisi ekonominin prensiplerini değiştirmektir. Dünya tecrübesi gösteriyor ki, ekonomi, özel mülkiyet ve girişim üzerine inşa edildiğinde etkili olabilir. Tabii ki, devletin düzenleyici rol oynaması gerekiyor, ancak bu Sovyet döneminde yapılmaya çalışıldığı gibi olmamalı.
Gelişmiş ülkelerde ne tamamıyla liberal modeller, ne yüzde yüz planlı ekonomi çalışmıyor. Her yerde belirli bir sentez var. Böylece, ekonomide merkeziyetçilik tamamıyla haklı çıktı. Sermaye ve bürokrasinin birleştirilmesine dayalı, bürokrat-oligark sermayesinin oluşumuna izin vermemeliyiz. Abhazya’da bürokrat baskısından kanunlarla korunan, kendisini işinin tüm hakkına sahip hissedecek, geniş mülk sahibi sınıf oluşturmak gerekli. O zaman devletin çok sayıda sosyal problemleri çözmek için kendi finansal imkanları ortaya çıkacak.
Rusya-Abhazya ilişkileri halkımız için her zaman güncel bir konu idi, ancak son zamanlarda ir çok kişi, bu işbirliğinin gelişim süreçleri hakkındaki endişelerini daha sık ifade etmeye başladı. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Toplumumuzda, Rusya ile ilişkilerimizin ‘uzun süreli bir ortaklık’ şeklinde olması gerektiği konusunda tam bir fikir birliği var. Bununla birlikte, bizden birçokları maalesef Moskova’yı merkez olarak görmeğe devam ediyor. Rusya’dan sürekli bizim iç problemlerimizi çözmesini bekleyenler var. Şunu unutmamız gerektiğini düşünüyorum, bizim işbirliğimiz devletler arasıdır. Rusyalı partnerlerimiz de sürekli bunun altını çiziyor. Rusya, bize gösterdiği yardımı, egemenliğimizin ve kendi ekonomik imkanlarımızın güçlenmesine yönelik olarak görülüyor. Bunu etkili kullanmamız lazım.
Eğer yardımlara bel bağlamaya devam eder ve kimsenin bizim için kendi sorunlarımızı çözmeyeceğini anlamazsak, devletimiz gittikçe daha koşullu hale gelecek ve o zaman milyar rubleler ve dolarlar yardımcı olmayacak. Günümüz dünyasında hiç kimse, ‘kaprisli ve bağımsız olmayan bir çocuğun’ bakıcılığını uzun süre yapmayacaktır. Uluslararası ekonomik ve siyasi düzeye uygun olmamız ve kabul görmemiz için büyümemiz gerekiyor. Rusya, bizim baş yardımcımızdır. Eğer çıkarlarımız açık ve dürüstçe sunulursa her zaman karşılık bulacaktır. Karşılıklı anlayış ve karşılıklı güven ise Rusya işbirliğimizin inşası için çok iyi bir temeldir.
Hangi sosyal sorunu kilit mesele olarak belirlerdiniz?
Çok sayıda trajedi ve başarı ile dolu zengin bir tarihimiz var. Gurur duyabilecek birçok şeyimiz var. Ama tüm bunlar gönlümüzü rahatlatma bahanesi olamazlar. Şu ana kadar başardıklarımız, bundan sonraki ilerlememizin temelidir.
Farklı alanlarda günümüz tecrübelerini ve yenilikçi fikirleri kullanmaya yatkın olmalıyız. Bununla birlikte, kişiliğimizi belirleyen ve nesiller arasında irtibatı oluşturan dilimizi ve geleneksel değerlerimizi korumak v yaşatmak sorumluluğundayız. Kültürümüz ve modern dünya arasında uyumu sağlamamız gerekiyor. İnanıyorum ki, kolay olmayan bu meseleyle baş edeceğiz ve Abhazya’yı kalkınma sürecine taşıyacağız.
5 Ekim’de Abhazya Ekonomik Kalkınma Partisi resmi sitesinde yayımlanan bu röportaj Özlem Güngör tarafından Ajans Kafkas için Türkçeye çevrildi.